Vişnu, Özgür İrade ve İlahi Planı Anlayabilmek

Brihat Parashara Hora Sastra, Bölüm 1’de (Yaratılış hakkındaki) açıklandığı gibi, Vishnu, her yaratılış döngüsünü kendisinin %25’i ile yazıp yönetirken, geri kalan %75’i tezahür etmemiş ve insan idrakının ötesinde kalmıştır. Astrolojide doğum haritalarımızda açığa çıkan %25’in, yalnızca bir kısmını yorumlayabiliriz. En bilgili astrolog bile haritanın gösterdiklerinin yalnızca %75’ine erişebilir ve bu da bizi yaratılışın bütünlüğünü tam olarak anlamaktan uzak bırakır. Gerçek şu ki, deneyimlediklerimiz ve yıldızların işaret ettikleri İlahi planın yalnızca bir kısmıdır.

İnsanlar özgür iradeyi düşündüklerinde, bunu genellikle koşullarını kontrol etme veya şekillendirme gücü olarak hayal ederler. Ancak gerçekte, “Ben” bilinci – ego – hiçbir gerçek güce sahip değildir. İlahi Olan’ın enerjisi içimizden akar ve ayrı bir benlik fikri, esasında bir yanılsamadan ibarettir. İnsanların genellikle özgür irade zannettikleri şey sadece haritalarının, özellikle de Rahu ve Ketu gibi gezegenler tarafından yönetilen baskın örüntülerin tezahürüdür. Bu örüntüler kader gibi hissedilebilir, ancak bunlar sadece koşullanmış tepkilerimizin uzantılarıdır.

Gerçek özgür irade vardır, ancak bu olayları kontrol etmekle ilgili değildir. Hayatımızdaki olaylarla ve insanlarla nasıl ilişki kurmayı seçtiğimizle ilgilidir. Alışkanlık kalıplarımıza göre yanıt verebiliriz ya da İlahi iradeyle uyum içinde, bilgece karşılık vermeyi seçebiliriz. Tek gerçek seçimimiz, yaşamla sağlıklı ve dengeli bir şekilde mi ilişki kuracağımız, yoksa ego temelli arzuların bizi ele geçirmesine mi izin vereceğimizden ibarettir.

Tanrı’nın iradesine teslim olmak pasif olmak ya da kadercilik anlamına gelmez; hayatı olduğu gibi, an be an deneyimlemeyi öğrenmek ve İlahi Olan’ın eylemlerimize rehberlik etmesine izin vermek anlamına gelir. Manevi teslimiyet eylemi mutsuzluğa boyun eğmek değil, Tanrı’nın iradesinin akışıyla akarak mutluluğu bulmaktır. Önceden belirlenmiş yollarda sıkışıp kalmış değiliz, ancak deneyimlerimizle nasıl ilişki kuracağımızı seçerek büyüyebilir ve doğum haritalarımızı aşabiliriz.

Nihayetinde, bu daha derin farkındalıkla uyumlandıkça, kendimizi hayatın her alanında ilahi enerji ve bilgelik akışını deneyimlemeye açabilir, gerçek mutluluğun içinden akabiliriz.