Yaşasın Cuma!

Cuma gününe ait enerjiler

Cuma gününü kim sevmez ki? Hepimiz için geçerli olmasa da genel olarak haftanın son iş günü olması nedeniyle henüz sabahın ilk ışıklarından itibaren içimizi ılık bir sevinç kaplar. Bugüne özel olmak üzere hemen hemen birçok özel şirkette yıllardır Cuma günleri serbest ve rahat kıyafet kodu uygulaması yapılmaktadır. Bazı ülkelerde Cuma günleri tatildir. Bazı ülkelerde bugün Cuma diye şükredilir. Robinson’un yerlisinin adı da Cuma’dır ki bunun yazımızla direkt bir bağlantısı olmamakla birlikte bir anda aklıma geldiği üzere burada paylaşmak istedim.

IMG_2989

Bugünün yönetici gezegeni Venüs’tür. Venüs Cuma gününün yanı sıra başka nelerin temsil eder? Bir kere içinde bulunduğumuz “bahar mevsimi” ondan sorulur. Taşları ise pırlanta, elmas, mavi topaz ve turkuaz’dır. Renkleri yeşil ve beyaz’dır. Pastel renkler de desteklidir. Her günün enerjisi içinde dengeli olmak üzere yöneticisi olan gezegenin taşlarını ve/veya renklerini üzerimizde taşırsak, bize iyi geleceği düşünülür. Bu gün ile aramızda özel bir anlaşma yapmak gibidir. Sadece ikimizin arasındaki küçük bir sır. Ancak Venüs denince akla sadece bunlar gelmiyor. Ayrıca yaşam konforu, servet, para, aşk, ilişkiler, cinsellik, üreme, lüks olan, güzel evler ve arabalar, güzellik, romantizm, çiçekler, mücevherler, parfümler, müzik, dans ve sanatla ilgili olan konular da sıralanabilir. “Aşk mı, Para mı?” diye klasik bir anket sorusu vardır. Önce “elbette ki aşk” dersin, parasızlık tahammül edilemez boyutlara gelince de aşk’ın para etmediğine şahitlik edersin. Bari “para” diyelim dersin, bu sefer de “beni param için mi seviyor emin değilim” dersin. Bir de bakmışız ki bir türlü hangisi daha önemli ve bizi daha mutlu ediyor bulamamışızdır. Cevabı çok basit aslında. Başka yerde aramamıza hiç gerek yok. Her iki konu da Venüs’ün etkisinde. Hâlbuki aradığımız cevap Jüpiter’de. Çünkü “mutluluk” sadece Jüpiter’in himayesindedir.

Cuma günü bakalım bizi hangi enerjiler bekliyor?

Zihnimizin yöneticisi olan Ay günün ilk saatlerinden itibaren Oğlak burcuna geçiyor. Buradaki takımyıldızının desteklediği aktiviteler arasında yeni başlangıçlarla ilgili plan yapmak, bir yeniliğe adım atmak var. Hani her yılbaşında kendi kendimize aldığımız bazı kararlar vardır ve çoğunlukla bu tarih itibariyle geriye dönüp baktığımızda hala bu konularda bir adım atmadığımızı fark ederiz. Hatta bu da bir parça canımızı sıkmaktadır ve içten içe suçluluk hissetmemize neden olur. İşte böyle durumlarda her gün suçluluk duyarak kendimizden kaçmak yerine bir de şöyle yapmayı ve söylemeyi tercih edebiliriz: “Almış olduğum ve hakkında hiçbir ilerleme kaydedemediğim bu kararımdan özgürleşiyorum ve onu iptal ediyorum.” Burada bu satırları okurken bile sanki üzerimizden bir yük kalktığını hissedebiliriz. Örneğin bu konu diyete başlamakla ilgili olsun. Diyelim ki bu kararı aldığımızdan beri değil 1 kilo vermek, üzerine artı 1 kilo almış haldeyiz. Her sabah bu düşünceye uyanmak yerine, bu Cuma sabahına gözlerimizi açtığımızda “bundan böyle bu konudaki hedefimi, yani kilo verme hedefimi kaldırıyorum, iptal ediyorum ve ondan özgürleşiyorum” kararını alıyoruz. Bu kadar basit. Çünkü kendimizi olduğumuz halimizle kabul ediyor, seviyor ve hatta beğeniyor, bir de üzerine bunu onaylıyoruz. Her neye rezistans gösterirsek, o durum aynı şekilde hayatımızda engel olarak karşımıza çıkmaya devam edecektir. Rezistansı kaldırıp, duruma teslim olduğumuzda ise, işte tam o anda bir mucize olur. Aslında bize öyle gelir, çünkü ortada mucize yoktur. Biz sadece bakış açımızı ve bu olaya yüklediğimiz anlamı değiştirmişizdir. Bu rahatlamanın ardından hayatımız bir anda öyle bir şekillenir ki, bu tarih itibariyle işler bir anda yoğunlaşabilir, hatta öylesine yoğun olur ki koşuşturmaktan bir lokma bile yemek yiyecek vaktimiz olmayabilir. Ve yine hatta öyle bir olur ki bu deneyimlediğimiz koşuşturma hali, bize aylardır bir türlü başlayamadığımız o spordan bile daha kuvvetli bir spor etkisi yapmaya başlamıştır, üstüne üstlük-özellikle geceleri ortaya çıkan-o tatlı meraklısı iştahımız da bir anda kayboluvermiştir. Nasıl olur değil, yeter ki o rezistansı bırakalım ve olana, olduğu haliyle teslim olalım ve rezistans yaratmayı bırakalım, bal gibi de olur diyorum. Günün destekli enerjisine konumuzu geri dönecek olursak, yeni bir başlangıç planlayabiliriz demiştim. Yukarıda sadece bir örnek ile mantığını anlatmış olduğum, ancak bizim hayatımızın kalitesini etkileyen ve bir türlü başlayamadığımız o konu her ne ise onunla bizzat barışarak işe başlayabiliriz bu sefer. Bir kere de bu yeni bakış açımızla konuya yaklaşalım. Bakalım neler olacak?

Diğer taraftan bugün her türlü ruhsal ve dini konulara eğilmek, bu konularla ilgilenmek için son derece uygun. Ay bulunduğu faz gereği gökyüzünde mistik ve kutsal bir gün enerjisi veriyor. Hal böyle olunca da bugün bencil davranışlar içinde olmaktan uzak olmamız isteniyor. Zaten Venüs’ün Cuma’sı gereği bugün eğlenceli aktivitelere dahil olmak, arkadaşlarla buluşmak, ilişkilere yoğunlaşmak, sosyalleşmek ve hatta kendimizi şımartacak hediyeler almak günün ortaya çıkan olmazsa olmaz enerjileri arasındayken, bizlere de bunlara uymaktan başka bir iş kalmamış durumda. Bu saate kadar kimseden haber çıkmadı mi? Hiç dert değil. Organizasyonu kendimiz de yapabiliriz. Bugün yöneticilik tarafımız kuvvetli bir şekilde tetiklenmekte. Bu gücü elimize alıp kullanmak da bizden beklenen tek şey. Madem öyle, o halde biz de direksiyonun başına geçelim ve yeni başlangıçlara doğru neşe ve güven içinde ilerleyelim.