Perşembe Gününün Enerjileri

Perşembe günlerinin gizliden gizliye pek de ayrı bir yeri vardır kalbimde. Bu günle olan özel ilişkim sebebiyle kendisini bir parça kayıracağımı şimdiden biliyorum. Bu arada bugünden söyleyeyim Satürn’ün yöneticisi olduğu Cumartesi günü de aynı derecede özeldir. Onun enerjisini yeri geldiğinde ayrıca yazacağım. Şu anda sahnede Jüpiter var. Jüpiter nedir? Bolluk ve bereketin temsilcisi. Jüpiter Guru’dur, bilge olandır. Ancak benim kalbimi fetheden yönü ise “mutluluğun” temsilcisi olmasıdır. Herhangi bir sebeple bir tanıdığıma bir temennide bulunmam gerektiğinde konusuna ek olarak mutlaka “mutlu bir hal” dilerim. Mutlu bir halde olduktan sonra yatlar, katlar olmuş, dünya çapında ün olmuş olmamış, dersler başarılı olmuş, sevgilimiz bize bizi sevdiğini söylemiş, kimin umurunda! Aslında “mutlu bir hal’de” olduğumuzda zaten bu dileklerimiz ya olmuştur, ya da olup olmamasının pek de bir önemi yoktur. Çünkü zaten olduğumuz halimizle mutluyuzdur. İşte bu paha biçilemez ve tarif edilemez bir duygudur. Jüpiter bütün görkeminin ve ödüllerinin yanı sıra gölge taraflarıyla da vardır hayatlarımızda. Jüpiter büyütür çünkü. Karamsarsak bu halimizi büyütebilir veya kilo almaya meyilliysek iştahımızı arttırarak kilo almamızla yakından ilgili olabilir. Bir de tembelleştirebilir, rehavet verebilir. Yani kuru kuruya Jüpiter’in bu kadar sevilmesi yerine onu tüm yönleriyle kabul edip, bu bilinç ile kalbimize almamız bana daha dengeli geliyor. Alt tarafı bir Perşembe gününden bahsedeceğim, ancak malumunuz Jüpiter hakkında bilgi verilmeyi fazlasıyla hak ediyor.

IMG_2974Dolunay’dan Yeni Ay’a doğru ilerlemekte olan gökyüzümüzün o güzel ışığı Ay, bugünkü fazında arınma enerjilerini bize hissettiriyor olacak. Disiplinli olmak isteyip de bir türlü disipline olamadığımız ilgili konuların dosyalarını bugün çekmeceden çıkartabiliriz, çünkü bugün disiplin gerektiren konulara yoğunlaşmak için pek uygun. Hasbelkader bir kere düşmanımız diye kodladığımız ve esasında hayatımızda bizim isteğimiz üzerine bu rolü üstlenmiş olan bu görevli varlıklarla uzlaşmak için harika bir gün, bugün. Herhangi bir konuda anlaşmazlık yaşadığımız konuları bugün şaşırtıcı bir şekilde çözebilecek haldeyiz. Ne kadar etkileyici olabildiğimize şaşırabiliriz. İmkanımız varsa deniz kenarına gitmek, hiç değilse denize bakmak veya akan suya bakmak bize iyi gelecektir. Bugün ne yapıp ne edip bir sonlandırma adımı atmamaya gayret edelim. Zaten bu akşam 20:14 gibi sevgili (ve sevimli) Merkür Retro hareketine geçiyor. Bugünlerde bir konuyu kapatmaya çalıştığımız durumlarda, “bitti kurtulduk oh şükür” dediğimiz aynı konu bir sonraki Merkür retrosunda kapımızı çalabilir, hatta daha gürültülü ve heyecanlı bir çalış şekliyle olabilir. İlla ki herkes için böyle olacaktır diye bir şey yok, fakat durumdaki örnek şahsen test edilip, onaylanmıştır. Tabi şu da var, bugün konuyu sonlandırdık (sonlandırdığımızı zannettik) diyelim, belki buradan alınması gereken dersi ve mesajı almışızdır. O zaman diyecek bir şey yok. Hatta kutlama var! Her şey idrak ile alakalı. Başımıza gelen konuların bize neyi anlatmakta olduklarını anladığımız ve bir de üzerine idrak ettiğimiz takdirde zaten bundan böyle aynı durumla karşı karşıya kaldığımızda o durumun bir kıymeti olmayacaktır. Yani bize tesir etmeyecektir. Ya gülüp geçiyor olacağız, ya da buna sebebiyet veren (vazifeli varlık) bu kişi hayatımızdan oldukça uzak bir noktada olacaktır. Frekansımızın eşleşmediği bir kişi yakınımızdan bile geçemez. Eşleşmek derken örneğin oldukça sert bir mizacı olan ve bize göre enteresan bir şahıs var diyelim ki iş yerimizde. “Bu kişiyi ben mi buldum, vardı zaten ofiste, besleniyormuş buralarda, ben de şanssız olduğum için böyle birisiyle denk düştüm.” Buna benzer cümleler kuruyor olabiliriz. Eşleşme dediğim, bize o kişinin vereceği bir mesaj, anlatacağı bir şeyler ve yaşatacağı belli duygular vardır, anlamındadır. Görevini yaptıktan sonra eğer biz ilgili o hal’den çıkmışsak, artık o kişiyle eşleşme durumuz kalmayacaktır. Ya biz başka bir yere gideriz, ya o gider (aniden çok şaşırtıcı bir gelişme ile) ya da o kişinin varlığı bizim için belirsizleşir, o kadar kendi işimiz ve başka konularla ilgiliyizdir ki artık, o kişiyle aynı asansöre binmişiz, görmeyiz bile. Bize daha sonra başkası söyler “bak o şahıs yanındaydı, sana bakıp durdu” der ve biz de “aa, gerçekten görmedim” deriz, çünkü gerçekten onunla aramızdaki eşleşme sona ermiştir.

Bugün fırsatımız olursa artistik faaliyetler ve okült konularla ilgilenmek için uygun bir gün. Tesadüfen bir davetiye gelmiştir. Ne alaka demişizdir. Eğer ilginiz varsa, ne alaka demeyip bu davete katılmak hiç de tahmin etmediğiniz kadar yapıcı olabilir. Mucize ve sürprizler beklemek yerine, önce kendimizle buluşmanın keyfinde olalım. Biz nereye gidersek sürpriz oradadır, orasıdır ve mucize bizim varlığımızdadır. Mutlu bir hal diliyorum.